ESO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ESO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haumea’da Organik Bileşik Kuşkusu


Cüce gezegen Haumea’da çeşitli mineraller ve organik bileşik varlığı tespit edildi. Haumea çok küçük olduğundan ancak büyük teleskoplarla yolladığı ışığa bakılarak inceleme yapılabildi. Cüce gezegenin dönerken ışığındaki değişiklikler ölçüldü. Küçük ancak düzenli olarak kızılötesi dalga boyunda mavi ışığın göründüğü belirlendi. Bu karanlık nokta gökcisminin aldığı bir darbeden de görülebileceği biliniyor. Haumea Neptün’ün ötesindeki Kuiper Kuşağı’nda yer alıyor ve buzdan bir cüce gezegen. Bölgede bilinen Eris, Plüton ve Makemake'den sonraki dördüncü cüce gezegen.

Alınan ışık eğrilerinde iki farklı maksimum olduğunu belirleyen Belfast Üniversitesi’nden Dr. Pedro Lacerda bunun yüzeyde farklı bir bölgeyi gösterdiğini düşünüyor.




Eğrideki değişimi açıklayan yorumlardan biri de bu bölgenin mineral ve organik bileşikleri içerdiğiyle ilgilidir. Haumea’nın şaşırtan bir başka özelliği de dolanım süresidir. Haumea 3,9 saatlik dolanım süresiyle bu alanda bir rekorun sahibi. Ancak bu dönme hızı cismin yapısını bozmuş ve dairesel yapıdan eliptik bir yapıda olmasını sağlamıştır. Haumea 1000 km, 1600 km ve 2000 km’lik ebatlarıyla küresel bir yapıda değildir. Haumea’nın milyonlarca yıl önce aldığı bir darbe nedeniyle bu bölgeye geldiği düşünülüyor. Dönüş hızı ve şekli nedeniyle Haumea, Güneş ışığını da değişik parlaklılarda yansıtır. Yoğunluğu suyun yoğunluğunun 2,5 katıdır.

Elde edilen yeni bilgiler ve bu bilgilere karşı yapılan yorumların doğrulanması için 2010 yılını bekleyeceğiz. 2010 yılında ESA’nın Güney Amerika Birimi olan ESO yeni büyük bir teleskobu kullanıma açacak. Ancak o tarihten sonra cüce gezegenin yüzeyindeki kimyasal yapı hakkında net fikir elde edinilecek.

Kaynak: Universe Today

Devamı...>>

Yeni Bir Ötegezegen Keşfedildi

Ötegezegen araştırmacıları şimdiye kadar bulunan gezegenlerin en hafif olanını keşfetti. Gezegen bizim de zaman zaman dile getirdiğimiz Gliese 581 yıldızına ait: Gliese 581 e. Böylece ötegezegen sayısı 345'e yükseldi. Gezegeni olan yıldız sayısında bir değişiklik olmadı:291. 2007 yılında yıldıza ait d gezegeni keşfedilmişti ve bu gezegende sıvı suyun olabileceği yaşamsal alana yakın bir alanda olduğu belirtilmişti ki bu gezegene ilişkin de yeni bilgiler de elde edildi.

Buluş Şili'deki Avrupa Uzay Ajansına bağlı ESO Gözlemevinden yapıldı. Gözlemevindeki 3,6 m'lik teleskopla daha önceleri de birçok ötegezegen keşfedilmişti.

Amaçlanan önce gezegen bulmaktır. Ancak bulunan gezegen bir de yaşam alanı içerisinde olursa o zaman gökbilimciler daha da heyecanlanırlar. Çünkü ancak yaşam alanı içerisinde olan bir gezegende yaşamın olması veya oluşabilmesi mümkün olmaktadır.
Gliese 581 yıldızı 20,5 ışık yılı uzaklığımızdaki Terazi Takım yıldızı içerisinde yeralıyor.

Gliese 581 e yıldızına 0,03 GB (4,5 milyon km) uzaklıkta ve dolanımını 3,15 günde tamamlayan ve yalnızca 1,9 Dünya kütlesi büyüklüğünde bir karasal gezegen.

Yıldızına bu kadar yakın durumda olması onu yaşamsal alanın dışına çıkarıyor. Ancak önemi sistemdeki en küçük gezegen olmasından kaynaklanıyor. Gliese 581'in diğer gezegenleri 16 dünya kütleli b, 5 dünya kütleli c ve 7 dünya kütleli d olarak sıralanıyor. En uzun dolanım süresine sahip olan gezegen ise Gliese 581 d gezegeni:66,8 gün.


Yeni gözlemler eşliğinde Gliese 581 d gezegeninde sıvı suyun bulunabileceği bildirildi. Hatta yüzeyinde derin okyanuslar olabilir.

Gezegenin yörüngesindeki ufak tereddütler bölgede bir gezegen daha bulunabileceğini gösteriyordu ki işte bundan hareketle yapılan gözlemler ve hesaplamalar Gliese 581 e gezegeninin varlığını ortaya koydu.

Gliese 581 yıldızı M tayf türünde olduğundan Güneş'ten oldukça küçüktür. Bu gezegene ilişkin yaşamsal alan yıldıza daha yakın olmaktadır. Her yıldızın bir yaşam alanı bulunur ancak bu alanın yeri yıldızdan yıldızdan değişim göstermektedir.
Ötegezegen avı ve bulunan gezegenlerle ilgili araştırmalar devam ediyor. Ancak gökbilimcilerin işleri hiç de kolay değil. Bir yandan mevcut teknolojiyle araştırma yapılıyor bir yandan da bulunan gezegenler mercek altına yatırılarak daha fazla bilgi sahibi edinilmek isteniyor. Bu konuda amaçlar çok fazla olsa da asıl amaç şu soruda gizli: Evrende yalnız mıyız?


Kaynak:
http://planetquest.jpl.nasa.gov
ESO

Devamı...>>

Bir Yıldızın İki Gezegeni Bulundu

NASA ile ESA arasındaki GSD Gezegen bulma yarışındaki hıza açıkçası yetişmekte güçlük çekiyoruz. Dün ESA'nın COROT uydusunun bulduğu Exo-7 b gezegenine ilişkin bilgileri yayımlamışken şimdi de Avrupa Güney Gözlemevi'nden (ESO) iki gezegen haberi geldi. Daha doğrusu bulunan bir yıldıza ait iki gezegendi. Gezegenler Şili'deki 3,6 m çaplı teleskopla keşfedildi.

Birden fazla gezegeni olan yıldız sayısı şu anda bulunanların içerisinde yüzde 10 gibi az bir değerde. Bunun en büyük sebebi, Dünya gibi küçük gezegenlerin bulunamayışı. Ancak ilerleyen dönemlerde bu türden gezegenlerin bulunmasında bir patlama bekleniyor.


HD 45364 yıldızı bizden 106 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. K0V tayfında bulunan yıldızın kütlesi 0,82 Güneş kütlesi kadar. Sıcaklığı 5200 C derece.


Bu yıldıza ilişkin iki gezegen doppler yöntemiyle keşfedildi. Adları da sırayla yıldızın adının sonuna b ve c harfleri konularak isimlendirildi. GSD Gezegenlerde isimlendirme yapılırken keşfediliş zamanlarına göre gezegenlere b,c,d gibi harfler veriliyor. Şimdi bu gezegenlerin özelliklerine kısaca bakalım.


HD 45364 b gezegeninin kütlesi en az 60 Dünya kütleli. Dış merkezliliği 0,17 olan gezegenin yıldızına uzaklığı 0,68 AB (1 AB=150 milyon km). Gezegenin bir yılı 226 gün olarak hesaplandı.


Diğer gezegen HD 45364 C ise, en az 209 Dünya (0,65 Jüpiter) kütleli. Dış merkezliği 0,097 olan gezegenin yıldızına uzaklığı 0,89 AB kadar. Gezegenin bir yılı 342 gün.


HD 45364 sistemindeki gezegenlerin Dünya yörüngesiyle karşılaştırılması. Çizimin sağ tarafına bakılırsa iki gezegenin yörüngesinin birbirini neredeyse teğet geçtiği görülür.


Gezegenlerin yörüngeleri bir bölgede birbirine değecek kadar yaklaşıyor. Bu da akla Neptün-Pluto yörünge kesişmesini getiriyor. Tabi burada kesişme yok, ancak birbirine bu bölgede yaklaşan gezegenlerin birbirini etkilemesi gerekiyor. Mars ile Jüpiter arasındaki Asteorid Kuşağı'nın ya Jüpiter'in çekimsel etkisiyle burada bulunan gezegenin parçalanması yoluyla oluştuğu, ya da yine Jüpiter'in etkisiyle gezegenlerin oluşum aşamasında bu bölgede bir gezegen oluşamadığı düşünülüyor.

HD 45364 b gezegeni de kendisinden 3 kat daha kütleli olan c gezegeninden etkilenerek parçalanabilir.


GSD Gezegenlerinin bulunması bize Güneş sistemi'nin oluşumu ile bilgiler verebiliyor. Gökbilimciler sadece Dünya benzeri gezegen arayışı içerisinde değiller. Aynı zamanda Güneş Sistemi'nin oluşum modellerini de böylece sınama imkanı da yakalayabiliyorlar.


Samanyolu'nda 300 milyar yıldız var. Biz şimdiki teknolojiyle Samanyolu içerisinde (Diğer gökadaları inceleyemiyoruz henüz) ancak 287 yıldıza ait toplam 339 gezegen keşfettik. Bulunan gezegenlerin hiçbirisinin ne kütlesi ne de büyüklüğü Dünya kadar. Her yıldızın yörüngesinde gezegen olmaz ancak 300 milyar yıldız içerisinde de 339 rakamı çok ama çok küçük kalıyor. İlerleyen yıllarda bu sayının artması ve bulunan gezegen sayısının onbinleri hatta milyonları bulması bizi şaşırtmayacaktır.



Kaynak Dosya: http://fr.arxiv.org/PS_cache/arxiv/pdf/0902/0902.0597v1.pdf


Devamı...>>