göktaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
göktaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir Gök Cismi Çarparsa Ne Olur?

Ethem Derman hocamın son yazısı güncel bir konu üzerine:
4.5 milyar yıl önce güneş sistemi oluşurken ekvator yöresindeki diskde yoğunlaşma başlamış ve bunlar önce küçük kayalar halinde toplanmış daha sonra da birleşerek gezegenleri oluşturmuşlardır. Gezegenler oluşurken yaklaşık 3.9 milyar yıl önce bu kayaların gezegenlere çarparak buluşmaları sürecine bombardıman süreci denir. O zamanlar tüm gezegenlerin yüzeyleri Ay yüzeyi gibi delik deşikdi. Ama bugün dünyamıza bakıyoruz Ay yüzeyi gibi değil. Nedeni de bombardıman sürecinden kalan kraterler şu anda dahi Ay yüzeyinde var iken yeryüzündeki atmosferik olaylar, rüzgar, yağmur, tektonik olaylar var olan tüm kraterleri örtmüştür. Ay'da atmosfer olmadığı için yüzey yapısı hemen hemen aynı kalmıştır. Bazı bölgelerinde kraterler ise zamanında etkin olan yanardağlardan çıkan lavlar tarafından kapanmıştır, bu yeni yüzeylere genç yüzey yapısı denir.




Ay yüzeyinden belirli bir bölgeyi görüyorsunuz. Özellikle fotoğrafın sol tarafındaki krater yoğunluğuna dikkat ediniz. Sağ tarafta ise daha genç bir yüzey kendisini göstermekte.

Bugün yaşayan ve farklı dinlere inanan bir çok insan nedense kıyameti bekliyor. Bunlara maalesef çanak tutan, bilimden hiç anlamayan, çoğu zaman bilimi dışlayan insanlar da var. Kıyamet nereden beklenir, tabii yine gökyüzünden. Marduk gibi büyük bir gezegen veya büyük bir asteroid yere çarparsa tüm insanlar yeryüzünden silinir, yani kıyamet kopmuş olur. Bir gök cisminin yere çarptığında ne kadar zarar vereceğini hesaplayan bilim insanları da var. Aşağıdaki çizelgede hangi büyüklükteki asteroid ne kadar zarar verir, yerde ne büyüklükte bir krater açar, çarptığında ne kadar enerji açığa çıkar bunları görüyorsunuz. Bu çizelgede en önemli veri de hangi büyüklükteki gökcismi yere hangi aralıklarla çarpacağını gösterir sütun.



Bilimsel bulgulara dayanarak hangi büyüklüteki bir gökcismi ne kadar zarar verebilir, ne büyüklükte bir krater açabilir ve bu tür bir çarpışma kaç yılda bir meyadana gelebilir. 400 m çapında yere yakın geçen 2005YU55 asteroidinin eğer çarparsa verebileceği zararı buradan kestirebilirsiniz. Peki bilim insanları bu sonuçlara sadece tahmin ederek mi ulaşıyorlar. Tabii ki hayır. Şu anda yeryüzündeki tüm çarpma kraterlerini inceliyorlar, çarpmanın yaşını buluyorlar, kraterlerin çaplarını ölçüyorlar ve sonra bu çizelgeyi ortaya çıkarıyorlar. Bulunan 178 kraterlerin veri tabanına şu adresden ulaşabilirsiniz;


Yeryüzünde bulunan 178 çarpışma kraterinin yerlerini bir dünya haritası üzerinde görüyorsunuz. Türkiye'de hiç krater bulunamamış !!!

Yukarıdaki haritaya baktığınızda ilginç bir gözlemle karşılaşıyorsunuz. Ülkemizde hiç krater varlığı yok. Bu iki nedenden olabilir. Birincisi bu konuda çalışan gökbilimcimiz yok. İkinci neden jeolojik olabilir. Ülkemizde tarih içinde yüzey hızla yenilenmekte, dolayısıyla var olan kraterler yok olmuş olabilir. Geçen yıl Libya'da bir amatör astronom Google haritalarını dikkatli inceleyerek güzel bir krater bulmuştu. Biz de öğrencilerimize nasıl bulunacağını öğretsek sanırım belki bulabilirler. Yabancı iki bilim insanı Ağrı dağına çıktıklarında 2100 m yükseklikte bir krater görmüşler ve bunu bir makale olarak yayınlamışlardır. Çapı 60-70 m, derinliği 15 m olan bu krateri tam değil hiç incelenmediği için veri tabanına girememiş.

Ağrı dağında 2500 m yükseklikte bulunan bir çarpışma krateri. Bulan kişiler bunun volkanik kökenli olabileceğini de belirtiyorlar. Kapsamlı bir araştırma yapıldığında ancak anlaşılabilir.


Tüm insanoğlunu yok edecek bir çarpma 100 milyonda bir meydana geliyor. Bu rakamın doğal olarak artı-eksi bir hatası var. Son büyük çarpma 65 milyon yıl önce dinazorları yok etmişti, o zaman yenisinin olması için önümüzde 35 milyon yıl var. Ama insanoğlu yerinde durmuyor sürekli teknolojisini geliştiriyor. ABD'de bu konuda çalışan bir grup bilim insanı, yörüngesi yer ile çakışacak bir asteroid olduğunda onu yörüngesinden nasıl çıkarabileceklerini uzun uzun tartıştılar ve en azında 5-6 yöntem buldular. Bir dahaki yazımda da bu yöntemlerden söz etmeye çalışacağım. Sonuç olarak kıyamet gökyüzünden gelmeyecek ne yaparsa yine insanoğlu yapar bunu hiç unutmayalım.
Kaali krateri. Estonya'nın Saarema adasında bir grup kraterin adıdır. 4000 yıl önce 20-80 ton ağırlığında bir meteor 10-20 km/s hızla düşerken 5-10 km yükseklikte parçalanıyor ve bu parçaların her biri yerde bir krater açıyor. En büyük parçanın açtığı kraterin çapı 110 m ve derinliği 22 m. Bu kraterin tabanında bugün Kaali gölü bulunmakta. Bu bombardıman sırasında meydana gelen çapları 12-40 m olan sekiz krater, büyük olan ile beraber bir kilometre kare içinde yer alıyor.

Prof. Dr. Ethem DERMAN (Ankara Üniversitesi-Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı)

Devamı...>>

Avcı Göktaşı Yağmuru Bugün

Bugün gece Avcı (Orion) Takımyıldızı'nın doğuşuyla birlikte göktaşı yağmuru da başlayacak. Dünya bir süredir Halley Kuyrukluyıldızının kalıntılarını bıraktığı bölgenin içinde bulunuyordu ve bugün bu bölgenin en yoğun olduğu alandan geçecek. Bölgeden geçerken saatte 20 dolayında göktaşı dünya atmosferinde yanarak "yıldız kayması" görünmesini sağlayacak. Havanın açık olduğu yerlerde bir miktar uykusuzluğa değer. Göktaşı yağmuru gece 23:00'dan sonra doğu ufku üğzerinden doğacak olan Avcı Takımyıldızı ile başlayacak ve Güneş doğana kadar güzel bir gökyüzü keyfi verecektir.

Halley kuyrukluyıldızının kalıntıları dünya atmosferine saatte 200 bin km dolayındaki bir hızla çarpacak. Avcı Göktaşı yağmuru yılın seyre değer en iyi göktaşı yağmurları arasında gösteriliyor. Aşağıdaki şemada Orion takımyıldızının hemen üstünde sarı ile yazılı Radiant, yağmurun merkezini göstermekte.


Devamı...>>

Troyalı Göktaşları

Troyalı göktaşları, Jüpiter'in Güneş çevresindeki yörüngesini paylaşan çok sayıda göktaşına verilen addır. Jüpiter merkezli bir koordinat sisteminde Jüpiter'in yörüngesinde gezegenin 60° önünde ve arkasında yer alan Lagrange noktaları L4 ve L5'te yer alırlar. Bu noktalar kararlı bir dengeye sahiptirler, bu noktalara konulan cisimler sonsuza kadar burada kalabilirler. 'Troyalılar' olarak anılmaları, isimlerini Troya Savaşı karakterlerinden almalarından ileri gelir.
'Troyalı' terimi bazen diğer gezegenlerle benzer bir duruma sahip olan başka gök cisimleri için de kullanılır, bunlara Mars Troyalıları ve Neptün Troyalıları örnek gösterilebilir. 'Troyalı gezegenler' terimi de birbirleri ve yıldızları ile benzer bir yörüngesel ilişkiye sahip teorik gezegenler için kullanılır. Ancak, 'Troyalı göktaşları' deyimi tek başına sadece Jüpiter Troyalıları'nı ifade eder.


Kaynak:Vikipedi



Devamı...>>