karadelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karadelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Lyman Alfa Damlaları:Galaksilerin Yaşlandığı Kozmik Damlalar


Chandra ile evrenin ilk döneminde yerleşen hidojen gazındaki örnek damlalarda kütlece büyük kara deliklerin büyümeleri sırasında bulundu. Bu karadeliklerde ve patlamalarda yıldızlar oluşmaktadır ve bunlar damlaların ısınmasına ve ışımasına sebep olmaktadır. Bu durum galaksi ve kara deliklerin hızlı büyümelerini durdurmaya başladıkları evreyi yani"yaşlanmalarını" göstermektedir.

NASA Chandra X-ışın Gözlemevinde 29 dev damlanın ayrıntılı incelenmesi sonucu belirlendi.
Bu gizemli damlalara yaydığı ışıktan dolayı "Lyman-alfa damlaları " denmektedir,bunlar yüz binlerce ışık yılı uzaktadır ve evren sadece 2 milyar yıl veya yaklaşık bunun %15 'i kadar yaşından beri görülmektedir.

Damladan gelen ışıma ; Lyman-alfa
optik görüntü (sarı renkli) National Astronomy Observatory, Japon Subaru Teleskop ile
optik görüntü (beyaz), Hubble Uzay Teleskop ile
kızılötesi görüntü (kırmızı), Spitzer Uzay Teleskop ile gözlemlendi.

Nihayet Chandra X-ışın Gözlemevi ile (mavi) olarak galaksi merkezinde büyüyen dev karadelik varlığını ispatlamaktadır. Zaten bu damlaların bu kadar parlaması için galaksi merkezinde yeterince ısı var.
Buna benzer aktivite 4 kara delikte ve süper kütleli karadeliklerde görülmektedir ayrıca bunları galaksi merkezinde 3 parlak süpernova ile karşılaştırmak mümkün ve benzer patlamalara örnek resimler bağlantıdan bakılabilir (a companion illustration)
Damlalar galaksi ve karadeliklerin büyümelerini durdukları ilk veya ikinci evreyi göstermektedir buna"geri besleme" denmektedir.

Devamı...>>

M87 Karadeliği'nden Gelen Gaz Fışkırmasındaki Görkemli Parlama

    Karadelikten maddenin fışkırarak parlaması astronomlara inanılmaz bir ışık gösterisi sundu. M87'nin merkezindeki parlaklıkla,bugüne kadar bulunan en fazla kütleli karadelik olduğu HST-1 ile bilinmektedir.

    NASA Hubble Uzay Teleskobu sürpriz aktiviteyi ultraviyole ışıkta tüm detayları ile yedi yıldır takip etmektedir. Başka teleskoplar da radyo ve X ışınları içeren diğer dalgaboylarında olmak üzere HST-1 de düzenlendi.


    İlk kez ışımayı 2000 yılında Chandra X-ışın Gözlemevi rapor etti. İlk keşfeden HST-1 oldu ve Hubble astronomları tarafından 1999 da ismi verildi. Gaz çıkışları galaksi merkezinden 214 ışık yılı uzaklıktadır. Çok uzak galaksiler için çalışma yapmak oldukça zordur ve bu parlamalar da ,karadelik fışkırmalarındaki değişimlerini gözlemeyi engelemektedir.

    M87 ,54 milyon ışık yılı uzaklıkta Virgo Bulutsu’da ve evrendeki en yüksek yoğunlukta galaksilerin olduğu bölgede yer almaktadır.

    Astronom Juan Madrid,( McMaster Universitesi- Hamilton, Ontario) dedi ki;” M87 den veya bir karadelikten parlaklığı artıracak gaz fışkırması beklemiyordum ama bu fışkırma oldu, normal ışımadan 90 kez daha parlak olarak büyüdü fakat ortada bir soru var: Bu olay tek bir fışkırma için mi olmakta yoksa aktif çekirdekten mi veya M87 özgü görülen tek davranış mı?”

    Fışkırmayı Hubble, yerdeki teleskoplarla ayırt edilemeyen yegane - yakın ultraviyole görüşü altında vermektedir.
    Hubble keskin görüşü HST-1 çözünürlüğü ile karadelikten ayırt edildi.
17 Mayıs 1999'da çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin fotoğraf
27 Şubat 2002'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf


17 Temmuz 2002'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf


17 Nisan 2003'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf



9 Mayıs 2005'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf

28 Kasım 2006'da çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf

    Hubble ve diğer teleskopların birçok gözlemlerinin yanı sıra bu parlaklığa neyin sebep olduğu bilinmiyor. Basit bir açıklama ile bu fışkırma bir toz tabakasına veya gaz bulutuna çarpma sonucu ortaya çıkmaktadır.

    Bir başka ihtimal; fışkırmanın magnetik alanı çizgileri bir araya geldi ve büyük miktarda enerji oluşturdu. Bu olay Dünya 'daki aurora oluşumuna sebep olan Güneş’teki gaz parlamalarını andırıyor.

    Hızla dönen karadelik etrafında bulunan diskteki iyonize gazları tutan magnetik alan çizgileri karadeliğe doğru düşmektedir.

    Bu parçacıklar,radyasyon süresince ,karadelikten magnetik alan çizgilerine doğru hızlı kaçış yaparlar. Akredisyon disk spinin dönme enerjisi dışarıya akan fışkırmaların momentumuna eklenir.

    Madrid, Hubble arşivinde 7 yıl içindeki görüntüleri ve HST-1 tarafından fışkırmanın yakalanan değişimlerini yorumladı, bazı görüntüler , üzerinde çalışılan galaksiden gelmektedir,fışkırmadan değil.

    Uzay Telekskobu Görüntüleme Spektroskobunda (Space Telescope Imaging Spectrograph (STIS) verilerde 1999 ve 2001 yıllarına ait dikkati çeken parlaklık olduğunu buldu.

    2002 den 2005 e kadar HST-1 parlaklığı izlemeye seri olarak devam etti. 2003 de fışkırma M87 nin ışıyan merkezinden daha fazla parlaktı.

    2005 Mayıs ayında HST-1 de 1999 yılına göre 90 kez daha parlak görüldü.

    Mayıs 2005 de gaz alevi kaçmaya başladı fakat 2006 Kasım da tekrar görüldü. Bu ikinci parlama ilkinden daha sönüktü.

    Madrid “Yıllarca bu parlamayı seyrederek, bu parlaklığı takip edebiliyorum ve her seferinde parlaklığın evrelerini görebiliyorum, Hubble ve Chandra teleskoplarımızın olması bizim için bir şans eğer onlar olmasaydı M87 merkezindeki bu parlaklık artışını görebilirdik ama nereden geldiğini bilemezdik ” dedi.

    Madrid gelecekte HST-1 gözlemleri ile bu esrarengiz aktivitenin sebebinin ortaya çıkacağını ve gözlemlerle bu mekanizmayı açıklayabilecek bazı teorilerin ortaya çıkmasına yardımcı olacağını ümit ediyor.

    Astronomlar bu olayın galaksinin içinden gelen kendine özgü istikrarsız fışkırma mı yoksa başka bir şey mi olduğunu bilmek istiyor.


Devamı...>>

Karadeliğe Düşerseniz Ne Görürsünüz?


     Bir karadeliğe düşersek acaba ne görürdük? Aşağıdaki video karadeliğin tekilliğine doğru düşen birinin neler görebileceğini gösteriyor.

Doğaldır ki bu sadece bir animasyon. Yoksa karadeliğe düşen birinden sinyal almamız mümkün değil tabi.

     Colorado Üniversitesi'nden Andreww Hamilton ve Gavin Polhemusu, Enstein'ın Genel Görelilik Teorisini dikkate alarak bir bilgisayar animasyonu yaptılar. Animasyonda 5 milyon kütleli bir karadeliğe düşen gözlemcinin izlediği yörünge ile neleri görebilmesi gerektiğini göstermeye çalışmışlar. Bizim Gökadamız olan Samanyolu Gökadası'nın merkezinde de dev bir karadelik bulunmaktadır.

     Karadeliğe yaklaştığınız anda, olay ufku denilen kapkara bir bölge görmeye başlarsınız. Burası ışığın bile kaçamadığı bir bölgedir. Karadelik etrafında dönerek içeriye sokulan cismin şekli değişir ve eğrilir. Bu bir insansa başı ile ayakları arasında muazzam bir çekim farklılığı oluşur.
Seni izlemeye gelen ve karadeliğin dışında bekleyen arkadaşın ise bir süre sonra senden haber alamaz olacaktır.

Karadelik Filmi


Devamı...>>

GAMA IŞINI TELESKOPU FERMİ İLE EVREN HARİTASI OLUŞTURULUYOR


Fermi Gama Işını Uzay Teleskopu
Nasa’nın Fermi Gama Işınları Uzay Teleskopu ile gökbilimciler son 3 aylık veriler ışığı altında görünür evrenin haritasını çıkarıyorlar. Fermi Teleskopu Güneş sisteminden milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki gökadalardan dünyaya ulaşan gama ışınlarını çözümlemeye çalışıyor.

Fermi bize daha önce uzaydan gelen gama ışınlarını çözümleyerek detaylı bilgiler sundu. Şimdi ise Büyük alan teleskopuyla (LAT) daha detaylı veriler elde edilebilecek.
Fermi ile yoğun gama ışınlarının alındığı karadelikleri, uzak gökadaları, pulsarları ve hatta yoğun gökadamızdaki yoğun kümeleri görebiliyoruz.

205 parlak ışınım kaynağı kaydedilerek evren haritasının genişletilmesi asıl görevdir. Bu bilimsel çalışma sonucunda ilk kataloglama bu yıl üretildi.

LAT’ın bütün göğü her 3 saatlik zaman dilimlerine bölüp taradığı görüntüler bilgisayar ekranlarına alınıp bilim insanlarınca incelenmekte.

Gözlerimizle tespit ettiğimizden 150 milyon kat daha fazla görünür ışık kaynağı gözlemlenmektedir LAT’ın ağustos ayından 4 Ekim 2008 tarihine kadar olan gözlemleri birleştirildi.

NASA'nın Fermi gama ışını uzay teleskobunun derin uzay gözleminden elde edilen görüntü. Bu görüntü görünür ışıktan 150 milyon kez daha fazla ışınımı görüntüleyebilen Fermi ile elde edilebiliyor.

Samanyolu Gökadası’nın yeni haritasında da önceden farkedilmemiş yapılar ortaya çıkarıldı. LAT’ın gözlemlerinde gökadamızdaki 5 kaynağın özellikleri çıkarıldı.

Bu beş kaynak ve özellikleri ise;

Güneş: Güneş’teki hareketlilikler bize faydalı veriler sağlamaktadır. Dünya’nın Güneş etrafında dolanması bize gökyüzündeki değişik bölgeleri göstermektedir.
Güneş’ten gelen gama ışınlarının parçacıklarla, gaz ve ışıkla çarpışmalarını Fermi görmektedir.

"Güneş sistemi’ndeki gama-ışını kaynağı Güneş’tir. LAT artan yüksek işaret dalgalanmaları nedeniyle Güneş’te önümüzdeki birkaç yıl içinde hareketlilik beklemekte.

LSI +61 303: 6500 ışık yılı uzaklıktaki Kraliçe (Cassiopeia) takım yıldızının içerisindeki x-ışınlarının toplu olarak alındığı bölgedir. Bu olağandışı sistem sıcak B - tipi yıldız ve nötron yıldızından oluşmaktadır. 26,5 gün boyunca devam eden radyo patlamaları üreten sistemin enerjisi henüz Gökbilimciler tarafından anlaşılamadı.

PSR J1836+5925: Ejderha (Draco) Takımyıldızındaki bu pulsar (kendi etrafında çok hızlı dönen ve etrafa yoğun olarak ışınım saçan nötron yıldızı), Fermi tarafından gama ışınlarının incelenmesiyle keşfedilmiştir.

47 Tucanae: NGC 104 olarak da bilinen yuvarlak kümelenmiş yıldızlar kümesi içerisinde ve bizden 15,000 ışık yılı uzakta güney takımyıldızındaki Tukan (Tucana).

Belirsiz Olanlar: Fermi 30 parlaklıktan fazla gama ışınımı kaynaklarını da gördü. Bu, önceki görevlerde de görülemeyen 0FGL J1813.5 - 1248, Fermi'ın LAT aracı tarafından da görülmekte.

Samanyolu’nun yakınlarındaki Serpens Cauda takımyıldızı hakkında da Gökbilimciler çok fazla bilgiye sahip değiller.

Şili'deki And Dağları'ndan çekilmiş Samanyolu fotoğrafı. Bu fotoğraf Bulutsu sitesinde 4 Ocak 2008 tarihinde günün fotoğrafı olarak yayımlandı.

Gökadamız çevresindeki en büyük 5 Gökada:

NGC 1275: Kahraman A (Perseus A) olarak bilinen gökada aslında Kahraman Gökadası topluluğundan oluşur. Bizden 233 milyon ışık yılı uzaklıktaki gökada yoğun radyo ışınımları yollamakta.

3C.454.3. : Bu gökada aktif bir "blazar" tipidir. Birçok etkin gökada, merkezlerindeki süper kütleli karadelikler tarafından yönetilmektedir. Blazarlar oldukça değişken ve yoğun gama ışınları yollarlar. 454.3 3C de bunlardan biri. Yolladıkları işaret Fermi tarafından algılanır. Sözkonusu gökada bizden 7,2 milyar ışık yılı uzaklıktaki Kanatlıat (Pegasus) takımyıldızında bulunuyor.


Blazar modeli

PKS 1502+106 : Bu blazar 10.1 milyar ışık yılı uzaklıktaki Çoban (Boötes) takımyıldızında bulunuyor. Birdebire ortaya çıkıp 3C 454.3’den bile daha yoğun ışınım yollayan gökada daha sonra gözden kaybolmakta.

PKS 0727-115: Samanyolu’nun bir üyesi gibi görünen bu gökada, aktif bir kuasar gökadasıdır. 9,6 milyar ışık yılı uzaklıktaki Pupa (Puppis) takımyıldızında yer alıyor.

Belirsiz Olanlar: 0FGL J0614.3-3330 Güvercin (Columba) takımyıldızının güneyinde ve büyük bir ihtimalle Samanyolu'nun dışında bulunuyor. 1990’lı yıllarda çalıştırılan NASA'nın Compton Gama Işını Gözlemevi’nde görüldü, ama bu kaynağın yapısı hakkında bir bilgi elde edinilemedi.

NASA'nın Fermi gama-ışın uzay teleskobu, bir astrofizik ve parçacık fiziğine katkılar yapmaktadır. Yapımının büyük bir bölümü ABD tarafından gerçekleştirildi ve Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İsveç'teki bilimsel kurumlar desteklemişleridir.

Kaynak: NASA Fermi Uzay Teleskopu Sayfası

Devamı...>>