Bir Ötegezegen Daha

Dün ötegezegen sayısının 345'e yükseldiğini verdikten hemen sonra Hawai'deki Keck Gözlemevi'ndeki 10 m'lik teleskopla yeni bir gezegen keşfedildiği bildirildi. Keşif 284 ışık yılı uzaklıktaki HD 96167 yıldızında yapıldı. Yıldız G tayf tüğründe ve 1,3 Güneş kütleli. Çapı ise Güneş çapının 1,86 katı.

HD 96167 b gezegeni ise, yıldızına 1,3 GB kadar uzaklıkta 498 günlük dolanım süresiyle dönmekte olduğu hesaplandı. Gezegenin kütlesi Jüpiter kütlesinin yarısından biraz fazla kütleli: 0,68 Jüpiter.

Gezegen doppler etkisi yöntemiyle keşfedildi. Bu yöntem gökcismi bizden uzaklaşıyorsa gördüğümüz ışık dalgalarının tayfı kırmızıya, eğer bize yaklaşıyorsa mora kaymasıdır. Eğer bir gökcismi çeşitli zaman aralıklarındaki tayf çizgileri hem kırmızıya kayma hem de mora kayma gösteriyorsa cisim bir başka cisim çevresinde dolanmakta olduğu söylenir. Bu yöntemle birçok gezegen keşfedilmiştir.

Devamı...>>

Yeni Bir Ötegezegen Keşfedildi

Ötegezegen araştırmacıları şimdiye kadar bulunan gezegenlerin en hafif olanını keşfetti. Gezegen bizim de zaman zaman dile getirdiğimiz Gliese 581 yıldızına ait: Gliese 581 e. Böylece ötegezegen sayısı 345'e yükseldi. Gezegeni olan yıldız sayısında bir değişiklik olmadı:291. 2007 yılında yıldıza ait d gezegeni keşfedilmişti ve bu gezegende sıvı suyun olabileceği yaşamsal alana yakın bir alanda olduğu belirtilmişti ki bu gezegene ilişkin de yeni bilgiler de elde edildi.

Buluş Şili'deki Avrupa Uzay Ajansına bağlı ESO Gözlemevinden yapıldı. Gözlemevindeki 3,6 m'lik teleskopla daha önceleri de birçok ötegezegen keşfedilmişti.

Amaçlanan önce gezegen bulmaktır. Ancak bulunan gezegen bir de yaşam alanı içerisinde olursa o zaman gökbilimciler daha da heyecanlanırlar. Çünkü ancak yaşam alanı içerisinde olan bir gezegende yaşamın olması veya oluşabilmesi mümkün olmaktadır.
Gliese 581 yıldızı 20,5 ışık yılı uzaklığımızdaki Terazi Takım yıldızı içerisinde yeralıyor.

Gliese 581 e yıldızına 0,03 GB (4,5 milyon km) uzaklıkta ve dolanımını 3,15 günde tamamlayan ve yalnızca 1,9 Dünya kütlesi büyüklüğünde bir karasal gezegen.

Yıldızına bu kadar yakın durumda olması onu yaşamsal alanın dışına çıkarıyor. Ancak önemi sistemdeki en küçük gezegen olmasından kaynaklanıyor. Gliese 581'in diğer gezegenleri 16 dünya kütleli b, 5 dünya kütleli c ve 7 dünya kütleli d olarak sıralanıyor. En uzun dolanım süresine sahip olan gezegen ise Gliese 581 d gezegeni:66,8 gün.


Yeni gözlemler eşliğinde Gliese 581 d gezegeninde sıvı suyun bulunabileceği bildirildi. Hatta yüzeyinde derin okyanuslar olabilir.

Gezegenin yörüngesindeki ufak tereddütler bölgede bir gezegen daha bulunabileceğini gösteriyordu ki işte bundan hareketle yapılan gözlemler ve hesaplamalar Gliese 581 e gezegeninin varlığını ortaya koydu.

Gliese 581 yıldızı M tayf türünde olduğundan Güneş'ten oldukça küçüktür. Bu gezegene ilişkin yaşamsal alan yıldıza daha yakın olmaktadır. Her yıldızın bir yaşam alanı bulunur ancak bu alanın yeri yıldızdan yıldızdan değişim göstermektedir.
Ötegezegen avı ve bulunan gezegenlerle ilgili araştırmalar devam ediyor. Ancak gökbilimcilerin işleri hiç de kolay değil. Bir yandan mevcut teknolojiyle araştırma yapılıyor bir yandan da bulunan gezegenler mercek altına yatırılarak daha fazla bilgi sahibi edinilmek isteniyor. Bu konuda amaçlar çok fazla olsa da asıl amaç şu soruda gizli: Evrende yalnız mıyız?


Kaynak:
http://planetquest.jpl.nasa.gov
ESO

Devamı...>>

M87 Karadeliği'nden Gelen Gaz Fışkırmasındaki Görkemli Parlama

    Karadelikten maddenin fışkırarak parlaması astronomlara inanılmaz bir ışık gösterisi sundu. M87'nin merkezindeki parlaklıkla,bugüne kadar bulunan en fazla kütleli karadelik olduğu HST-1 ile bilinmektedir.

    NASA Hubble Uzay Teleskobu sürpriz aktiviteyi ultraviyole ışıkta tüm detayları ile yedi yıldır takip etmektedir. Başka teleskoplar da radyo ve X ışınları içeren diğer dalgaboylarında olmak üzere HST-1 de düzenlendi.


    İlk kez ışımayı 2000 yılında Chandra X-ışın Gözlemevi rapor etti. İlk keşfeden HST-1 oldu ve Hubble astronomları tarafından 1999 da ismi verildi. Gaz çıkışları galaksi merkezinden 214 ışık yılı uzaklıktadır. Çok uzak galaksiler için çalışma yapmak oldukça zordur ve bu parlamalar da ,karadelik fışkırmalarındaki değişimlerini gözlemeyi engelemektedir.

    M87 ,54 milyon ışık yılı uzaklıkta Virgo Bulutsu’da ve evrendeki en yüksek yoğunlukta galaksilerin olduğu bölgede yer almaktadır.

    Astronom Juan Madrid,( McMaster Universitesi- Hamilton, Ontario) dedi ki;” M87 den veya bir karadelikten parlaklığı artıracak gaz fışkırması beklemiyordum ama bu fışkırma oldu, normal ışımadan 90 kez daha parlak olarak büyüdü fakat ortada bir soru var: Bu olay tek bir fışkırma için mi olmakta yoksa aktif çekirdekten mi veya M87 özgü görülen tek davranış mı?”

    Fışkırmayı Hubble, yerdeki teleskoplarla ayırt edilemeyen yegane - yakın ultraviyole görüşü altında vermektedir.
    Hubble keskin görüşü HST-1 çözünürlüğü ile karadelikten ayırt edildi.
17 Mayıs 1999'da çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin fotoğraf
27 Şubat 2002'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf


17 Temmuz 2002'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf


17 Nisan 2003'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf



9 Mayıs 2005'de çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf

28 Kasım 2006'da çekilmiş M87 parlaklığına ilişkin değişimi veren fotoğraf

    Hubble ve diğer teleskopların birçok gözlemlerinin yanı sıra bu parlaklığa neyin sebep olduğu bilinmiyor. Basit bir açıklama ile bu fışkırma bir toz tabakasına veya gaz bulutuna çarpma sonucu ortaya çıkmaktadır.

    Bir başka ihtimal; fışkırmanın magnetik alanı çizgileri bir araya geldi ve büyük miktarda enerji oluşturdu. Bu olay Dünya 'daki aurora oluşumuna sebep olan Güneş’teki gaz parlamalarını andırıyor.

    Hızla dönen karadelik etrafında bulunan diskteki iyonize gazları tutan magnetik alan çizgileri karadeliğe doğru düşmektedir.

    Bu parçacıklar,radyasyon süresince ,karadelikten magnetik alan çizgilerine doğru hızlı kaçış yaparlar. Akredisyon disk spinin dönme enerjisi dışarıya akan fışkırmaların momentumuna eklenir.

    Madrid, Hubble arşivinde 7 yıl içindeki görüntüleri ve HST-1 tarafından fışkırmanın yakalanan değişimlerini yorumladı, bazı görüntüler , üzerinde çalışılan galaksiden gelmektedir,fışkırmadan değil.

    Uzay Telekskobu Görüntüleme Spektroskobunda (Space Telescope Imaging Spectrograph (STIS) verilerde 1999 ve 2001 yıllarına ait dikkati çeken parlaklık olduğunu buldu.

    2002 den 2005 e kadar HST-1 parlaklığı izlemeye seri olarak devam etti. 2003 de fışkırma M87 nin ışıyan merkezinden daha fazla parlaktı.

    2005 Mayıs ayında HST-1 de 1999 yılına göre 90 kez daha parlak görüldü.

    Mayıs 2005 de gaz alevi kaçmaya başladı fakat 2006 Kasım da tekrar görüldü. Bu ikinci parlama ilkinden daha sönüktü.

    Madrid “Yıllarca bu parlamayı seyrederek, bu parlaklığı takip edebiliyorum ve her seferinde parlaklığın evrelerini görebiliyorum, Hubble ve Chandra teleskoplarımızın olması bizim için bir şans eğer onlar olmasaydı M87 merkezindeki bu parlaklık artışını görebilirdik ama nereden geldiğini bilemezdik ” dedi.

    Madrid gelecekte HST-1 gözlemleri ile bu esrarengiz aktivitenin sebebinin ortaya çıkacağını ve gözlemlerle bu mekanizmayı açıklayabilecek bazı teorilerin ortaya çıkmasına yardımcı olacağını ümit ediyor.

    Astronomlar bu olayın galaksinin içinden gelen kendine özgü istikrarsız fışkırma mı yoksa başka bir şey mi olduğunu bilmek istiyor.


Devamı...>>

Kepler İlk Fotoğrafını Çekti

Dünya benzeri gezegen keşfi için uzaya mart ayı başında gönderilen Kepler Uzay Teleskobu yörüngesine yerleşip, toz kapaklarını açtıktan sonra ilk fotoğraflarını dünyaya yolladı. Bu fotoğraflarda Kepler'in gözlem yapacağı bölge gözler önüne seriliyor.

Uzay Teleskopu geçiş yöntemiyle gezegen keşfedeceği için görüntüyü hafif bulanıklaştırıyor. Bunun nedeni yıldızın ışık parlaklığını azaltmak. Bununla yıldızın önünden geçecek olası gezegenin daha kolay bulunacağı bildiriliyor.

3,5 yıl görevde kalması planlanan Kepler'in görüş alanı içerisinde yaklaşık 100 bin cismi inceleyip dünya benzeri gezegen bulması amaçlanıyor.
İşte Kepler'den gelen ilk fotoğraflar.

1. Bu fotoğrafta Kepler'in görüş alanına giren NGC 6791 yıldız kümesi ile TRES-2 yıldızı görülüyor. TRES-2 nin kendi adıyla anılan bir de gezegeni bulunuyor.

Yüksek çözünürlüklü resim için tıklayınız.

2. Dünyadan 13 bin ışıkyılı uzaklıktaki NGC 6791 yıldız kümesine ilişkin Kepler'in yolladığı resim. Resim 8 Nisan 2009 da 60 saniyelik pozlama süresiyle alınmış.

Yüksek çözünürlüklü resim için tıklayınız.

3. Gezegeninin kendi çevresinde 2,5 günlük dolanım periyoduyla turladığı TRES-2 yıldızına ait yakın plan görüntüsü. TRES-2 gezegeni 2006 yılında keşfedilmişti.

Yüksek çözünürlüklü resim için tıklayınız.




Devamı...>>

ESA Uzay Araştırmaları İçin İki Yeni Uydu Yollayacak


     Avrupa Uzay Ajansı, Fransız Guyanası'ndaki üstten mayıs ayında iki uydu fırlatacak. Herschel ve Planck adındaki iki uydu bir roket ile uzaydaki yörüngelerine gönderilecek. Araçların kızılötesi algılayıcılarının depoları soğutucu ile doldurulmaya başladı.

     ESA, Herschel uzay teleskopunda 3,5 metrelik bir ayna bulunuyor. Herschel ile;
     - Galaksilerin oluşumu ve evrimi,
     - Yıldızların oluşumu ve aralarındaki etkileşimler
     - Gezegen, uydularının atmosferleri ile kuyrukluyıldızların yüzeyini oluşturan maddeler
hakkında bilgi sahibi olunabilecek.

     Planck Uzay Teleskopu ise şimdiye kadar uzaya Büyük Patlamanın izlerini araştırmak için yollanan en hassas uzay aracı olacak. Araç kendi ekseni etrafında dakikada bir tur atacak şekilde tasarlandı. Planck Uzay Aracı ile;
     - Mikrodalga arka alan ışınımı ölçümleri
     - Hubble sabiti testleri
     - Evren oluşum modelleri
deney ve testleri ile bilinmeze bir pencere açılması planlanıyor.




Herschel Uzay Teleskobu
Planck Uzay Teleskobu
Herschel Uzay Teleskobu
Planck Uzay Teleskobu

     Her iki araçta kızılötesi ışınımı araştırarak bulguları iletecek. Değerleri alan gökbilimciler bu bilgileri işleyerek anlamlı hale getirecekler.

Peki neden kızılötesi?
     Dünya atmosferi evrendeki birçok ışınımı geçirmemektedir. Kızılötesi ışınımda bunlardan biridir. Yıldızın enerjisiyle ısınan gaz ve toz yapıları kızılötesi ışınım yayarak kendilerini belli ederler. Aynı zamanda yeni oluşmaya başlamış ancak çevresine görünür ışık yaymaya başlamamış olan yıldızların da ışınımıdır. Kızılötesi ışınım ötegezegen keşiflerinde de oldukça önemlidir. Çünkü yıldızlar çok az kızılötesi ışınım yapmaktadırlar. Bu açıdan kızılötesi ışınım bir gezegeni ortaya çıkarabilir. Uzaktaki bir gökadanın uzaklaşması ise en iyi kızılötesi teleskopla görülür.


Kaynak: ESA
Meraklısı İçin: Herschel Sayfası, Planck Sayfası

Devamı...>>

Karadeliğe Düşerseniz Ne Görürsünüz?


     Bir karadeliğe düşersek acaba ne görürdük? Aşağıdaki video karadeliğin tekilliğine doğru düşen birinin neler görebileceğini gösteriyor.

Doğaldır ki bu sadece bir animasyon. Yoksa karadeliğe düşen birinden sinyal almamız mümkün değil tabi.

     Colorado Üniversitesi'nden Andreww Hamilton ve Gavin Polhemusu, Enstein'ın Genel Görelilik Teorisini dikkate alarak bir bilgisayar animasyonu yaptılar. Animasyonda 5 milyon kütleli bir karadeliğe düşen gözlemcinin izlediği yörünge ile neleri görebilmesi gerektiğini göstermeye çalışmışlar. Bizim Gökadamız olan Samanyolu Gökadası'nın merkezinde de dev bir karadelik bulunmaktadır.

     Karadeliğe yaklaştığınız anda, olay ufku denilen kapkara bir bölge görmeye başlarsınız. Burası ışığın bile kaçamadığı bir bölgedir. Karadelik etrafında dönerek içeriye sokulan cismin şekli değişir ve eğrilir. Bu bir insansa başı ile ayakları arasında muazzam bir çekim farklılığı oluşur.
Seni izlemeye gelen ve karadeliğin dışında bekleyen arkadaşın ise bir süre sonra senden haber alamaz olacaktır.

Karadelik Filmi


Devamı...>>

100 Saatlik Astronomi Etkinlikleri Başlıyor

Galile'nin teleskobuyla Jüpiter ve dört uydusunu izlemesinin 400. yılı olması nedeniyle 2009 yılının Astronomi Yılı olduğu birçok Gökbilim sitesinde daha önce duyurulmuştu. Dünya Astronomi Yılı (DAY) nedeniyle yıl içersinde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinliklerden belki de en önemlisi 2-5 Nisan tarihleri arasında tüm Dünya'da yapılacak olan 100 saatlik Astronomi Etkinlikleri...

Ülkemizde DAY 2009 adıyla açılan bilgi sitesinde mevcut etkinliklere yönelik içerikler bulunmakta. Üniversiteler, okullar ve çeşitli dernekler yapacakları etkinlikleri DAY 2009 ekibine bildiriyor.

Kısaca 2-5 Nisan tarihleri arasında Dünya üzerinde yapılacak en önemli etkinlikler:
80 Teleskop ile 24 Saatlik Canlı Yayın:
Türkiye saatiyle 3 Nisan Cuma günü saat 11:00'dan 4 Nisan Cumartesi günü saat 11:00'a kadar sürecek olan etkinlikle Dünya üzerindeki 80 teleskopla internet üzerinden canlı yayına geçilecek. Açılışı Hawai'deki Gemini teleskopu başlatacak. Her 20 dakika arayla bir başka teleskopun bulunduğu gözlemevi yayına geçecek.

Canlı yayında ilgili gözlemevinin hangi çalışmaları yaptığı, neyi, nasıl gözlemlediklerini, gözlemevinde çalışan gökbilimcilerin çalışma ilkelerine tanık olacağız. Yapacağınız tek şey DAY 2009 sayfasındaki ilgili linke girmek.

Okullarda Yapılabilecek Çalışmalar:
Teleskobu olan okullar gece ve gündüz gözlemi için gerek öğrencilere gerekse diğer kişilere yönelik gözlem şenlikleri düzenleyebilirler. Gece gözlemlerinde ise kış gecelerinin vazgeçilmez parçası olan Avcı takımyıldızını ve takımyıldızdaki Betelgeuse'u gösterebilirler. Gökyüzünün en parlak yıldızı Sirius'u izlettirebilirsiniz. Ayrıca Satürn'ü ve halkalarını izlettirmek, teleskopla hiç tanışmamış birine ilginç gelebilir. Gökyüzünde teleskobu kurduğunuz ve gözlemi başlatacağınız saatte hangi gökcisminin nerede olduğunu mevcut Gökyüzü atlaslarından veya internet üzerinden yayım yapan Neave gibi bir siteden veya Stellarium gibi bir programdan görebilirsiniz.

Teleskopu bulunmayan okullarda ise 2 ve 3 Nisan tarihlerindeki matematik, fizik, fen bilgisi gibi derslerde konuya ilişkin sunumlar izlettirilebilir. Bu konuda internet ortamında yeterince döküman mevcut. Birkaçı;
Mevsimlerin Oluşumu (Prof. Dr. Ethem Derman, M.Sc. Rahşan Kalcı)
DAY 2009 ve Galileo (Prof. Dr.M. Ali Alpar)
Yer ve Gökbilim Kültürü (Prof. Dr. Ethem Derman)
Gökyüzü, Görünür Hareketler ve Tutulmalar (Prof. Dr. Zeynel Tunca)
Güneş Sistemi Dışındaki Gezegenler (Ümit Fuat Özyar)

Etkinlik Yapılan Yerlere Geziler
Bulunduğunuz ildeki Üniversitelerin yaptıkları etkinliklere katılabilirsiniz. Sadece üniversite değil, çeşitli dernek ve kurumlarda bu tür etkinlikler yapmaktadırlar. Etkinliklerle ilgili olarak; DAY 2009'daki ilgili sayfada detaylara ulaşabilirsiniz.

Devamı...>>